Numarayı çevirdiğimde kalbim sanki boğazıma tırmanmıştı. Telefon çalarken parmaklarım titriyordu. Bir kadının hayatına, bilerek ve isteyerek dokunmadan önce onun sesini duymam gerektiğine kendimi inandırmıştım. Bu bir cesaret miydi, yoksa korkunun başka bir kılığı mı, hâlâ bilmiyorum.

“Efendim?” dedi karşıdan gelen ses.

Sesi yumuşaktı. Tahmin ettiğim gibi öfkeli ya da yorgun değil… Aksine, sakin. Belki de bu sakinlik beni asıl yaralayan şey oldu.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.